4 Aralık 2010 Cumartesi

Ve Bana Derler Yerli Polyanna :)

Nerden başlasam neler anlatsam bilemiyorum. bi yerden başlayacağız artık neyse. sanırım kendimi tanıtmak istiyorum. ailesi ve çevresi tarafından sevilen fakat kendi yaptıklarını sürekli sorgulayan biriyim. sürekli düşüncede çatışmalar yaşıyorum. genelde kendimle çelişiyorum. herkes beni sevecen, güler yüzlü, herşeye pozitif bakan biri olarak tanımlasa da ben genelde kendimi öyle görmüyorum. arkadaşlar arasında sohbet ederken bile uzağa dalar gider farklı şeyler düşünürüm. sonra hı!? derim. bu sefer alırlar beni makaraya. bazen şikayetçi olsam da bu durumdan alışkanlık yaptı bende. sonradan anlama değil yani benimkisi dikkatli dinlememe. aslında o kadar da dikkat dağınıklığım yok benim. 
etrafımdakileri sürekli mutlu etme çabası içerisinde olduğum için "Polyanna" diyorlar bana. her gafım olay oluyor genelde. espriler bu yüzden hep benim üzerimden yapılıyor. çok güzel bir arkadaş ortamına sahip olsam da bazen yine de yalnız hissedebiliyorum kendimi. hatta bazen kendimi bir türlü ifade edemiyorum. halbuki çok kitap okurum ama heycanlandığımda, güldüğümde falan zorlanıyorum ifade etmekte. bu yüzden en iyi ifade biçimi olan yazmayı çok seviyorum.
ha birde "Hayalperest" olarak nitelendirirler beni. ama öyle. o kadar çok hayalim varki... işte en büyük hayallerimden biri de polisiye roman yazmak. hayal gücü çok iyi olanlardan olmasam da hayal etmeyi seviyorum. polisiye roman yazmamın sebebi ise okumayı sevdiğimdendir. en çok ahmet ümit'i ve jean christophe grange'i severek okuyorum.
renkli bir kişiliğim var benim. herşeyi seviyorum çünkü. herşeyden tat alamasını biliyorum. hayallerim çok uçuk değil aslında. mesela ben bir radyo programcılığı yapmak istiyorum. en güzel kurabiyelerimi herkese tattırmak, kendi pasta tariflerimi insanlara öğretmek istiyorum. rusça öğrenmek istiyorum dil olarak en çok, nedensiz.. sırt çantamı alıp fotoğraf çekmek istiyorum Prag'da..aşık olmak istiyorum dilini hiç bilmediğim birine.. yalnızca gözlerle anlaşabildiğim.. a bide unutmadan işaret dili öğrenip herkesle anlaşabilmek istiyorum. duymasa da konuşamasa da biriyle anlaşmak.. dans etmek en sevdiklerimden.. içinden geldiği gibi davranmak isteyenlerdenim...
her türlü müzik dinlerim. her yemeği yerim(bakla hariç). yeni şeyler denemeyi severim. maceralara bayılırım. seyahat yapmak en büyük zevklerimden. aileme çok önem veririm. arkadaşlarımı da önemserim. kendime sürekli birşeyler katmak isterim. yenilenmeyi severim. biraz şıpsevdiyim ama sadakatsiz değilim. babamla sohbet etmeye bayılırım. sanırım biraz safmışım. ama bu saflık kalbimin temizliğiymiş falan (: böyle söyler arkadaşlar. evet dedikodu yapmayı ve yanımda yapılmasını sevmem. yalan söylemeye ihtiyaç duymam. insanları kandırıp arkasından vurmam. kötü huyum : bozulunca sesimi çıkarmam. bir olur iki olur birşey demem ama tak etti mi canıma avazım çıktığı kadar bağırırım. birde herkese güvenirim. birilerinin bana yalan söyleyeceğine kendime inandıramam... yanlış anlaşılmasın kendimi övmek değil niyetim, ukala da değilim. yalnızca beni bana anlatanların fikirleri ve benim kendimi algılamamla oluşan cümleler bunlar.
bu gecelik benden bu kadar. herkes esen kalsın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder