8 Ağustos 2011 Pazartesi

20'lik diş belası.

Üç gündür berbatım. Berbattan öte hatta. Dişimin ağrısıyla uyuyup, onun ağrısıyla uyanıyorum. Yanağım şiş, zor konuşup, zor yutkunup, zor gülüyorum. Benim için çekilmez bi durum. Ha diş eti attı ha atıcak bekliyorum öyle. Günde iki tane apranaks ile. Sadece dişim ağrımıyorki. Dişim, başım, çenem..
Doğru dürüst yaptığım birşey yok zaten. Bütün gün evde yat. Bugün nerdeyse 12 saat uyumuşum. Biraz daha uyusaydım uyku komasına girerdim zaten. Yapacak bir işimde olmadığından, sınav döneminde yapmak istedip de yapamadıklarımı yapmaya çalışıyorum.
Mesela geç kalınmış filmleri izliyorum. Bir dönem herkesin yanıp tutuştuğu 'Aşk Tesadüfleri Sever'i izledim bugün. O dönemlerde herkes birbirine bu filmi anlatıp duruyordu. Ben çok istedim izlemeyi ama birşey popüler olduğu zaman onu yapmayı sevmiyorum. Modası geçsin öyle benim olsun. Çünkü o zaman daha kalıcı oluyor.
Neyse film harikaydı. Ağladım hatta. Ölüme bile ağlamayan katı olan ben, bu filme ağladım. Senaryo müthiş. Oyuncular harika. E tamda benim sevdiğim türden. Daha ne olsun..
Birde bugün üç yıldır görüşmediğim bi arkadaşımla görüştük telefonda. Sesin değişmiş dedi. Büyüdüm dedim bende. E koskoca 19 olduk ya..
Üç yıl görüşmedik ama neler neler gelmiş başına.. Askerden muaf olduğunu söyledi. Ooo dedim daha ne istiyosun. Ama nedenini sorduğumda, böyle tepki verdiğime pişman oldum. Çünkü neredeyse milyonda bir görülen bir hastalık çıkmış onda. Omzuyla ilgili birşey. Omzundaki kaslar kopuyormuş. Sol kolundaki kasların tamamen kopması an meselesiymiş. Duyduğumda şok oldum. Çünkü o bizim voleybol çalıştırıcımız, o bizim smaç rekortmenimiz.. Beklemezsin ondan böyle birşey.. O kadar üzüldümki.. Allah şifa versin ona. İnşallah tedavisi bulunur.
Öyle işte.. Bütün gün evde olunca pek iyi olmuyorum ben. Birde diş ağrım yok mu... Bi arkadaşın dediği gibi "Boş vakitlerimde deliririm." ben.
Benden bu kadar. Esen kalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder