10 Eylül 2011 Cumartesi

Bir Yanda Mutluluk, Diğer Yanda Hüzün..

Hayatınızdaki insanlardan biri bir an çok mutlu iken, diğeri üzüntüden felaket durumda olabiliyor . Biri sevinç çığlıkları atıp size sarılırken, diğeri gözyaşları içinde titreyerek omzunuza yaslanabiliyor. Birileri doğarken, birileri ölüyor. Çok dengeli hayat işte böyle. (arkada bu çalsın bence) Size herşeyi tattırıyor... Bense arada öyle kalakaldım..
Mutlu olan arkadaşımla bende sevinç çığlıkları atıyorum. Aaa diyorum Rus'um bak seni tanıyor o, seni farketmiş. Belki platonik aşkın karşılıklıya dönüşebilir. Sonra diğerine koşuyorum. Diyorumki elimden birşey gelsin yardım edeyim. Ama olmuyor o da bazen izin vermeyebiliyor. İstediğim olanların mesaj atılması en azından. Ama o da  olmayınca, üzüldüğüm ve beklediğimle kalıyorum. Belki diyorum belki sessizce şarj aletini arayıp bulurda, benim merakımı anlayıp mesaj atar. Demekki durum o kadar feci diyorum sonra. Kırılamıyorum onada. Demekki olaylar her zamankinden değil.. Meraktan uyuyamıyorum tabi. Düşün düşün.. Bir yere de varılmıyor. Sonra diyorum blog belki bana unutturur. Unutur gibi oluyorum ama aklından çıkmıyor tabi insanın..

Diyorumki sonra aç blogunu yaz. Dök içini rahatla. Kimse okumasa bile sen yaz. Okuduğum bir söyleşi vardı hatta biraz önce. Şuanda ünlü bir blogger olan BIS (yani bence ünlü :)) ilk yazılarında kimsenin okumayacağını bile bile yazmış. Bende öyleydim. Kimse okumasa bile yazıyordum.(Ki hala okunduğundan şüpheliyim)Ama olsun ben rahatlıyorum önemli olanda bu. Hatta facede reklam yapıp benim blogum var dediğim için de pişmanım. Kimseye söylemeseydim burdan rahat rahat herşeyi yazabilirdim. Ama şuanda herşeyi yazamıyorum maalesef (:

Ama "O"nu rahatlıkla yazıyorum. Nasıl olsa okumaz. Nasıl olsa beni tınlamaz diyorum. Yazıyorum. Hatta o bilmese de ben bugün de onu yazıcam. Onu ne kadar sevdiğimi, onun beni ne kadar tınlamadığını, onun için planlar yaptığımı, onun için dualar ettiğimi, onun için biraz olsun ciddileştiğimi, onu herkese anlattığımı, duyduğum her cümlede onu bulduğumu, her gece başım yastığa değdiğinde acaba bugün nasıldı-ne yaptı diye düşündüğümü yazıcam. Ama o yine bilmeyecek. Bilmese de olur zaten. O sevsin diye, o bilsin diye, o okusun diye yazmıyorum ben! Hatta bilmesin, bilirse büyüsü kaçar. O sadece beni farkettiğinde sevsin. İstediğim bu sadece.. Ufak ama mutlu umutlar bunlar.

Döküntülerim bunlar işte. Bu gecelik pek pollyannalık yapamadım. İdare ediverin sizde beni..

2 yorum:

  1. Ben okudum :)) bazen platonik asklar daha iyidir. platonik asigi oldugun kisiyle birgun cikmaya baslarsan onun hayalindeki gibi biri olmadigini gorebilirsin ya da onunla mutlu olmalamayabilirsin. bence tadini cikar. zaten kaderde varsa olur.

    YanıtlaSil
  2. Platonik olmak benim açımdan bazen iyi bazen kötü aslında. Platonikler beni besliyor. Şiirlerim, yazılarım, düşüncelerm, olgunlaşma biçimim. Birçok yönden kazançlıyım. Ama bazen canım yanıyor, hatırladıkça ürperiyorum. Bazen çığlık çığlığa sevdiğimi söylemek istiyorum. Bazense sadece susmak.. Platonikler yaşanan aşklardan daha değerli oluyor bence ..

    YanıtlaSil