16 Şubat 2012 Perşembe

Ders Programı mı? Öğrenciyi Pert Etme Metodları mı?

Okula başlayalı bugün 4. gün. Ama sanki 4 hafta olmuş gibi... Bize öyle bir program hazırlamışlarki ; eve gidin yığılın! der gibi.. Eve her gittiğimde pestilim çıkmış oluyor. Sabah 8:30 akşam 21.00 !!
Böyle bir sistem olabilir mi? Olamaz! Ev arkadaşlarım acıdılar dün ya, o kadar diyorum..



Annemleri aradım, seneye gel İstanbula diyorlar. Sanki kolaydı geçiş yapmak.. Tamam ortalamam yüksek olabilir ama geçiş yapmaya yeter mi bilemiyorum. Birde burayı bırakıp gitmesi var. Arkadaş ortamını kurmuşsun, belli bir düzenin var, hocalara alışmışsın, e ortamı da fena olmayan bir okuldasın.. Bunları bırakıp gitmek zor geliyor tabi... Bende isterim annemin, babamın yanında okumayı.. Ama kendi ayaklarımın üstünde durmam lazım. E tamam 9 yaşımdan beri hemen hemen bütün işlerimi kendim hallediyor olabilirim, aşırı sosyal de olabilirim ama yinede hayat şartlarını görmeliyim.. Yeni bir ortama girmeyi yada düzenimi bozmayı istemiyorum. Ama bu ders programlarının 2. sınıfta da böyle olacağını öğrenirsem 180 derece dönüş yapabilirim.

Birde dün çok sıkılıp daraldım.. Sadece yorgunluk da değil sebebi.. Sanırım sevgi eksikliği.. Yada önemsenmenin az olmasının etkileri.. Çok konuşasım da yok bu konuda zaten.. Umarım istediklerim olur blog dünyası.. Hepimizin istekleri yerine gelir..

Yarın benim doğum günüm.. Bakalım 20 yaşına nasıl giricem??

5 Şubat 2012 Pazar

Başlıksız Bu.

Şimdi ben bi blog yazcam sonra bana diyeceksinizki bu kız niye kendine pollyanna diyor? Ama hayat şartları bazen fazlaca sinirlenebiliyorum. Haksız mıyım değilim. Yani bence. Herşeyi anlatamıyorum burda.. - Gizli ajanım çaktırmayın siz. - Geveliyorum farkındayım. Tamam bu kadar ıvır zıvır konuşma yeter.
Bugün moralimin bozulması için herkes uğraşıyor ama sabır diyorum kendime sabrediyorum. Ablam Edirne'ye geri döndü. - Tripkolik şahsımda dün dönmüştü zaten :( - Ankaradaki yaşamımda birkaç değişiklik olacak ama ben istemiyorum. Hemde hiç. O yüzden moralim çok bozuk. Çünkü insanın yaşadığı yeri sevmesi gerekiyor. Ben bukalemun gibi gittiğim yere hemen uyum sağlarım ama alıştığım ortamların değişmesini istemiyorum. Sevdiğim arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyorum. Öyle işte.. Değişiklik iyi derler ama ben öyle düşünmüyorum. İnsan alıştığı ortamdan koparılmamalı. Hele mutluysa eğer oradaki herkes, düzeni bozmak kimseye düşmez. Ama sistem! Hayatımızla oynayan herkes sisteme atıyor suçu. Prosedürler böyle, kurallar böyle, bu sizin iyiliğiniz için. SBS sizin iyiliğiniz için, OKS sizin için, LYS, KPSS, YGS... Uzayan listeler. Bölümler bizim için herşey bizim iyiliğimiz için.
Ergengerisi YGS'ye hazırlanıyor, ablamsa KPSS'ye.. Bu yüzden ablam 1 hafta önceden gitti eve. Şimdi biz mutlu muyuz hayır. Bense hala ilk senemde olduğum için problemler yaşıyorum. Sistem sistem sistem. Herşey onun suçu. Hayatımıza karıştığı için!!

Ben oyuncu olmak istiyordum olamadı. Muhabir olmak istiyordum o da olmadı. Haber sunucusu olmak istiyordum olmadı. Belkide ben çabalamadım. Herşeyin hayırlı dedim geçtim. Ama birgün bende hayallerimi gerçeklerştiricem dimi. İnanıyoruz buna. Çünkü birçok sistem kuralını deldim geçtim. Sevdiğim bölümdeyim ama yinede oyuncu olmak vardı. Tiyatroda replik ezberlemek. Belki bir müzikalde oynamak.. Dans etmek hoplaya zıplaya... Şimdiyse sadece izlemekle yetiniyorum.



Bir gün belki olur he? Bence olur ya. Ben bu Pollyannalıkla gidersem olur.