5 Şubat 2012 Pazar

Başlıksız Bu.

Şimdi ben bi blog yazcam sonra bana diyeceksinizki bu kız niye kendine pollyanna diyor? Ama hayat şartları bazen fazlaca sinirlenebiliyorum. Haksız mıyım değilim. Yani bence. Herşeyi anlatamıyorum burda.. - Gizli ajanım çaktırmayın siz. - Geveliyorum farkındayım. Tamam bu kadar ıvır zıvır konuşma yeter.
Bugün moralimin bozulması için herkes uğraşıyor ama sabır diyorum kendime sabrediyorum. Ablam Edirne'ye geri döndü. - Tripkolik şahsımda dün dönmüştü zaten :( - Ankaradaki yaşamımda birkaç değişiklik olacak ama ben istemiyorum. Hemde hiç. O yüzden moralim çok bozuk. Çünkü insanın yaşadığı yeri sevmesi gerekiyor. Ben bukalemun gibi gittiğim yere hemen uyum sağlarım ama alıştığım ortamların değişmesini istemiyorum. Sevdiğim arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyorum. Öyle işte.. Değişiklik iyi derler ama ben öyle düşünmüyorum. İnsan alıştığı ortamdan koparılmamalı. Hele mutluysa eğer oradaki herkes, düzeni bozmak kimseye düşmez. Ama sistem! Hayatımızla oynayan herkes sisteme atıyor suçu. Prosedürler böyle, kurallar böyle, bu sizin iyiliğiniz için. SBS sizin iyiliğiniz için, OKS sizin için, LYS, KPSS, YGS... Uzayan listeler. Bölümler bizim için herşey bizim iyiliğimiz için.
Ergengerisi YGS'ye hazırlanıyor, ablamsa KPSS'ye.. Bu yüzden ablam 1 hafta önceden gitti eve. Şimdi biz mutlu muyuz hayır. Bense hala ilk senemde olduğum için problemler yaşıyorum. Sistem sistem sistem. Herşey onun suçu. Hayatımıza karıştığı için!!

Ben oyuncu olmak istiyordum olamadı. Muhabir olmak istiyordum o da olmadı. Haber sunucusu olmak istiyordum olmadı. Belkide ben çabalamadım. Herşeyin hayırlı dedim geçtim. Ama birgün bende hayallerimi gerçeklerştiricem dimi. İnanıyoruz buna. Çünkü birçok sistem kuralını deldim geçtim. Sevdiğim bölümdeyim ama yinede oyuncu olmak vardı. Tiyatroda replik ezberlemek. Belki bir müzikalde oynamak.. Dans etmek hoplaya zıplaya... Şimdiyse sadece izlemekle yetiniyorum.



Bir gün belki olur he? Bence olur ya. Ben bu Pollyannalıkla gidersem olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder