26 Haziran 2012 Salı

# Gidiyoruuuuuuum

Gidiyorum genşlerrrrrrrrrrr.

Yarın sabahın köründe kalkıp Kabataştan binip Bursa semalarına doğru idobüslen, ordanda İzmir'e aktarma yaparaaak Çandarlıya gidiyorum! Yaklaşık 1 hafta buralardan uzak olucam. Özleyin beni e mi?? İlk defa ailemden ayrı tatil yapıcam, heyecanlıyım.

Dönüşteee maceralarımı sizinlen paylaşırım.. Şimdilik hoşçakalınnn ^.^

# İşte orası burası :) #



24 Haziran 2012 Pazar

Sabır denen bişi var dimi??

Dünyada ne insanlar var arkadaş ya. Dün bizim Kuvaliyi edebiyat sınavına götürdüm. O sınava girdi, bende strese. Neyse ilk defa veli oldum mutluyum ehe. sonra bizi bahçadan kovdular. Bende naptım yürüdüm çocuk parkı buldum oturdum gölgeye oh mis. Dedim burda geçer 2buçuk saat ^.^

Tabi ben tedbirli geldim. Kitabımı aldım, gazetemi aldım, kulaklığı da attım çantaya. Yani sıkılmamak için herşeyi aldım. Başladım gazetemi okumaya. Sonra bi tane kadın geldi oturdu. Tamam olur buyursun otursun bank benim değil ya. Ama birkaç dk sonra bi tane daha kadın geldi oturdu aramıza. Sıkıştım ama ses etmedim. Dedim oku gazeteni. 

Aradan 2-3 dk geçmeden kadınlar kanka olmaz mı. O kendi kızını anlatıyo öbürü kendi kızını anlatıyo karşılaştırıyolar falan. Bazen çok gıcık olduğum şeyler konuşuyolar atlayasım geliyo söze, ama sonra diyorumkii sakin ol Polly.. Neyse sabır sabır bir yere kadar. Bu seferde aldım elime romanımı okuyorum. Ama aklım sürekli onların konuşmalarına gidiyo sürekli sayfanın başına atlıyorum. Okudum okudum.. Sabır sabırr. 

Sonra telefonum çaldı arayan: Tripkolik şahsım. İşte napıyosun nerdesin falan konuşuyoruz. Bende dedim Kuvaliyi sınava getirdim. Kuvaliyle takıldıktan sonra bizim İnatçı keçiye gitcektik onu konuşuyoruz. Konuştuk bitti kapattım.

Kadın dediki " Eee sen kim getirdin bakıyımm". O sinsi tavırlar o kadann gıcık ki sanane diyesim geldi, demedim. Arkadaşımı dedim. Ben olsam kızıma izin vermem dedi sonra. Lan sanane getiririm getirmem. Dedim benim annem güveniyo gönderiyo. Yıllardır tanıyo zaten, bana da güveniyor ona da alt tarafı sınava getirdim dedim. İşte bende kızıma güveniyorum da çevreye güvenmiyorum da bıdı bıdı. Hasta etti beni. 

Kalkcam banktan ama ilk ben geldim onlar kalksın banane. İnat ettim kalkmadım. Okudum romanımı. Sonra bana laf atıyo. "Ay bu kız da benim oğlum gibi sürekli roman okuyo...." falan filan. Sadece gıcık bi tebessüm ettim. Cevap vermiyorum dimi niye üstüme geliyosunki. Ama yok bu seferde soru yağmuruna başladı. Nerde okuyosun? Nerelisin? Nerde oturuyosun? Ne okuyosun? diye başlayan devasaaaa bir soru silsilesi. Ama ben sabırlı bir insanım saygılı bir insanım cevapladım hepsini sakin sakin. Ama kadın "bi insan bu kadar mı yüzsüz olur yaaaa" dedirten cinsten.

Dedim kendime kısasa kısas Polly coşşş. Bu diyor bi kız annesinin dizinin dibinde okumalı. Yok şehirdışında kime güvencen. Yurt olsa böyle ev olsa şöyle bıdı bıdı.. Bende saydım sövdüm. Anlattım ben şöyleyim böyleyim. Bende ablam da şehir dışında okuyoruz. Gayette şöyleyiz böyleyiz. Sustu. Oh dedim kurtuldumm. Sonra gitsek mi falan dedi diğer kadına. Bende önden kalktım gittim. 

Kuvali de çıktı zaten bişiler yedik. Bende ordan İnatçı keçiye gittim. Gitcekti bugün yaz okulu için bursaya ama sonra büt olcakmış bilmem ne olayları oldu. O da çarşamba gidecek. Bendeeeee çarşamba günü İzmire gidiyorum tatilee. Manisalı ev arkadaşıma gidicem diyodum ya. Onlar İzmirde yazlıktalarmış. Bende oraya gidicem. Dönüş şuan pazartesi gibi duruyor ama orayı çok seversem ertelerim bileti ^.^

Bu post çok uzun oldu biliyorum. O yüzdeeeen bugünkü maceralarım yarınaaaa. Öptüm koocaman koocaman ^.^

- Tatilde bende bu amca gibi yapcam. Ehe. -


22 Haziran 2012 Cuma

Yal-nız-lık.

Yalnız kalıyoruz.
Yalnızlığa alışıyoruz.
Yalnızlığı seviyoruz
Ve yalnızlaşıyoruz, sevgili genşler.
Ankara'ya gitmeden önce evde hiç yalnız vakit geçirdiğimi hatırlamıyorum. Mutlaka evde misafirimiz olurdu. Evde cırıl cırıl çocuk sesi, fokur fokur yemek sesi olurdu. Ama artık olsun istemiyorum. Önceden severdim ama artık sevmiyorum. Kuzenlerime falan sürekli giderdik biz önceden. Gır gır şamata çok eğlenirdik. Ama artık eğlenemiyorum. Sürekli sıkılıyorum, bunalıyorum, sesi kafam götürmüyor. Yaşlılara döndüm iyice ama napim sevmemeye başladım. Kuzenlerim yaşlandı belki ondandır dedim ama yok çocuk sesi falan da çekemiyorum.

Geçen inatçı keçimle konuşuyoruz bu durumu ve çözüme vardık. Dediki:  "Şehir dışında yalnız kala kala yalnızlığa alışıp onu sevmeye başlıyoruz." Valla doğru dedi kız. Aynen öyle çünkü. Orda sürekli teksin. Maksimum oda arkadaşın oluyo yanında. O yüzden ev hep sessiz, oda sessiz, sen sessizsin. Sesin olduğu yerde boğulacakmışsın gibi oluyo sanki. Birde bu aralar zırt pırt yorulma hastalığım başladı. Büyük ihtimalle lisede olduğu gibi demir eksikliği. Böyle bir sokak yukarı çıkıyorum sonra ölüp bitiyorum. Dışarı çıkasım gelmiyor o yüzden. Evde oturup bütün gün dizi izliyorum. Babam da dedi bugün Manisaya gitceksen haftaya git. Bende öyle yapmayı düşünüyorum. Belki salı-çarşamba çıkarım yola belli olmaz.

Şimdilik olaylar böyle canlarım. Hadi bi şarkı patlatıp öyle gideyim ben. Kocaman öpüldüğğğnüzz ^.^



21 Haziran 2012 Perşembe

...

Etrafındakileri umursamadan yaşayamazsın. Rüyalarını bozduğu için başkalarına kızamazsın. Sürekli başkalarının sana gelmesini bekleyemezsin. İnsanları oyalayamazsın, onları kısıtlayamazsın. Tutup benim o diyemezsin. Eğer mutlu olmak istiyorsan, önceliğin 'ben' olamaz.
Fedakarlık yap.
Sev, karşılık bekleme.
Mutlu et, sebepsiz de olsa.
Bazen sadece izle.
Kıskanma, imren yalnızca.
İste..
Olmayınca kızma, küsme.
Yaşa!
Mutlu olsan da olmasan da yaşa!

18 Haziran 2012 Pazartesi

Selam..

Ben geldim.. Yaklaşık on gün oldu ama anca gelebildim buralara. Malum gezme tozmacaa ^.^ Ankarada ineklememe inat, gezmememe inat, evde tıkılı kalmalarıma inat günlerdir geziyorum. Eğleniyorum dostlarımla, ailemle. Annemle beraber yemek yapıp eğleniyoruz. Arkadaşlarımla pikniğe, deniz kenarına falan gidiyoruz. Hatta ailecek 2-3 günlük bi Edirne-Çanakkale gezisi bile yaptık. Ablamı üniversiteden, Ergengerisini de liseden mezun ettiiik.

Haaa bizim Ergen gerisi de işe girmiş bide onun parasını yiyoruz. Çalışcakmış 3-4 ay. İyi yani iyi iyi. Bende iş arıyorum yiaa. Ama bulamıyorum. Çünkü bana kimse vermiyo üç aylık iş. Çağrı merkezi elemanlığı tam bana göre he. Konuşmayı deli gibi seviyorum biliyorsunuz genşler. Sabırlıyım, diksiyonum da düzgün. Efenime söyleyim kibarım da. Ama vermiyo kimse iş :(( Bulamazlar benim gibisini alsınlar işte. Neyse birazcıkın dertliyim dostlar.

Bide Manisa da arkadaş var bitane onun yanına gidecektim tatile. Amma iş bulamazsam daha erken bir zamana bile alabilirim Manisa işini. Bu da iş bulamamamın olumlu yanııı.

Bizim Tripkolik de gitti bodruma kamp yapmaya ya, eğleniyo kız denizlerde oh miss. İnatçı keçim de yaz okuluna gitcek 5 güne falan :( Ama o gitmesin yaaa. Ama zor bölümü napsın yavrucak. Gitsin okusun gelsin. Bende İstanbula geçiş için bakıyorum nete falan. Geçeyim de kurtulun benim  dilimden ya. Artık burası benim olsun. Blog alemini estiriyimmmmm** Kocaman öpüldüğğnüzz **