22 Haziran 2012 Cuma

Yal-nız-lık.

Yalnız kalıyoruz.
Yalnızlığa alışıyoruz.
Yalnızlığı seviyoruz
Ve yalnızlaşıyoruz, sevgili genşler.
Ankara'ya gitmeden önce evde hiç yalnız vakit geçirdiğimi hatırlamıyorum. Mutlaka evde misafirimiz olurdu. Evde cırıl cırıl çocuk sesi, fokur fokur yemek sesi olurdu. Ama artık olsun istemiyorum. Önceden severdim ama artık sevmiyorum. Kuzenlerime falan sürekli giderdik biz önceden. Gır gır şamata çok eğlenirdik. Ama artık eğlenemiyorum. Sürekli sıkılıyorum, bunalıyorum, sesi kafam götürmüyor. Yaşlılara döndüm iyice ama napim sevmemeye başladım. Kuzenlerim yaşlandı belki ondandır dedim ama yok çocuk sesi falan da çekemiyorum.

Geçen inatçı keçimle konuşuyoruz bu durumu ve çözüme vardık. Dediki:  "Şehir dışında yalnız kala kala yalnızlığa alışıp onu sevmeye başlıyoruz." Valla doğru dedi kız. Aynen öyle çünkü. Orda sürekli teksin. Maksimum oda arkadaşın oluyo yanında. O yüzden ev hep sessiz, oda sessiz, sen sessizsin. Sesin olduğu yerde boğulacakmışsın gibi oluyo sanki. Birde bu aralar zırt pırt yorulma hastalığım başladı. Büyük ihtimalle lisede olduğu gibi demir eksikliği. Böyle bir sokak yukarı çıkıyorum sonra ölüp bitiyorum. Dışarı çıkasım gelmiyor o yüzden. Evde oturup bütün gün dizi izliyorum. Babam da dedi bugün Manisaya gitceksen haftaya git. Bende öyle yapmayı düşünüyorum. Belki salı-çarşamba çıkarım yola belli olmaz.

Şimdilik olaylar böyle canlarım. Hadi bi şarkı patlatıp öyle gideyim ben. Kocaman öpüldüğğğnüzz ^.^



2 yorum:

  1. iyidir ki yalnızlık sessizlik.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önceden böyle düşünmesem bile artık bende seviyorum yalnızlığı..

      Sil