25 Temmuz 2012 Çarşamba

Sana Aşığım ~

O kadar yumuşak ve o kadar tatlısınki..
Seninle evde istediğimiz yatağa ve koltuğa gidebiliyoruz.
O kadar anlayışlısınki, 
Seni ne kadar sıkarsam sıkayım hiç ses çıkarmıyosun.
Sana başımı yasladığım anda,
Bütün kötü şeylerden kurtulup yüzümü bir tebessüm kaplıyor 
Ve güzel rüyalara dalabiliyorum.
Sen benim hayatımda maddi olarak 1 metre yer kaplıyor olabilirsin.
Ama ben sana aşığım,
Benim biricik yumuşacık yastığım!!


P.S: Çok uyumaktan beyni bulanmış insan modeli.

24 Temmuz 2012 Salı

Günlük Gibimsi Vol-2

Bayadır yokum buralarda. 3 hafta falan olmuştur heralde. Alelacele amcamlar beni tatile götürdü ve geldiğimden beride toparlanamadım gençler. Telefonumda günlerdir yapılacaklar listemde "Bloga gir ve bak" adlı bir not var ve ben bi türlü onu hayata geçirip de listeden silemiyordum. Ve geldim ve gerçekleştiriyorum!

Bir gün babannemlerde otururken amcamlar geldi ve seni de tatile götürüyoruz dediler. He nereye nasıl ?? gibi soruları soramadan hemen valizimi hazırladım ve gecenin 3ünde yola çıktık. Sarımsaklı'ya gittik. Ayvalık'ın az ilerisinde, harika bir denize sahip, harika bir lunaparkı ve inanılmaz lezzetli Ayvalık tostunu yiyebileceğiniz bir yer. Amcam yengem 2 şirin kuzenimle harika bir tatildi. Resmen bayıldım oralara. Bol bol denize girdik, iskeleden atladık, bol bol meyve ve dondurma yedik. Hatta o kadar bol yemişimki tam 2 kilo almışım! Lanet! Bu tatilin en sinir olduğum kısmı. Hergün akşam yemeğine farklı bir yerdeydik. Ayvalık'a da gittik 2 kere falan. Ama Sarımsaklı daha güzel ^.^ Orası artık bizim mekan!

Birde İzmir'e amcamın askerlik arkadaşlarının yanına gittik. Buca ve Hatay'a. Onlar bizi gezdirdi baya. Piknik falan yaptık. Babamın askerliğini yaptığı Narlıdere askeri şeysinin önünden bile geçtik. İzmirin havası İstanbula göre daha güzel ya! Daha nemsiz...

İzmirden sonra tekrar Sarımsaklıya döndük. Sarımsaklıdan İstanbula dönerken de Susurlukta ayran içtik, çiğ börek yedik, Bandırmaya yine amcamın başka bir askerlik arkadaşının yanına gittik, oradan çıkıp Bursa Orhangazi'de yengemin akrabalarına uğrayıp evin yolunu tuttuk. Yani anlayacağınız baya bir uzun sürdü dönüş yolu...

Ama amcam sayesinde harika bir tatil geçirmiş oldum. Seneye de Didim'e babanlarla geliriz dediii. Bakalım seneye neler olurr! Hadi şimdilik ben kaçtım ^.^

(Merak etmeyin bi daha bu kadar özletmem kendimii :))


4 Temmuz 2012 Çarşamba

Sevgiler ^.^

Ben geldimm :)


Sakin, tatlı, sempatik bir tatilden döndüm. Çok kısa sürdü, doyamadım sanırım. Ama olsun, yine giderim :)
Bizim Etçil Şirin vardı bahsettiğim hatırlarmısınız bilmem. Onların yazlığına gittim Çandarlıya. Çok sakin bir yerdi. Bizim dışımızda çok az insan vardı. Böyle çok çok denize gireriz, serinleriz diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Çünkü deniz çoook soğuktu. Yaz günü bu sıcaklarda bildiğiniz donduk suda. Birde çok tuzluydu deniz.(Bi kaç kere yuttum tadını da biliyorum yani :)) Böyle sudan çıkınca kaşınızda  kirpiğinizde tuz kalıyo ilginç yani. Biz karadenizin sularına alışkın olduğumuzdan garip geldi bana. Ama kumu çoook güzeldi hep beni gömdüler kuma. Yattım içim ısındı ohh. Sonra.. Hayatımda ilk kez yakamozu gördüm. Gerçekten muhteşem bir manzaraymışş. Gece yattık şezlonglara bir yandan dalgaların sesi, bir yandan gülüşmelerimiz, yakamoz, birde elinizi uzattığınızda dokunacak kadar yakın duran yıldızlar.. Harika bir manzarası vardı oranın. Farklı bir atmosferi vardı. Birde bizim Etçil şirinin yakın  arkadaşı da vardı : Niyan Toli. Çok eğlendik hep beraber. Herkes mi şirin olur bir yerde. Annesi teyzesi kardeşi kuzeni büyük teyzesi.. Herkes çok misafirperver ve sempatikti. Ev de çok güzeldi. Herşey çok sade düzenlenmiş, herşey gerektiği kadardı. Beraber sofrayı kurduk beraber kaldırdık, yıkadık. Yemekleri çok güzeldi bir kere. Bol zeytinyağlı, içine bol sevgi katılmış, bol lezzetli yemeklerr!Sonraa..

Merkeze indik. Ama nasıl?? Otostopla! Orda otostopla bir yerden bir yere gitmek çok normalmiş. Hayatımda ilk defa otostop çektim. Merkezde benim Şekerlik Abidemle görüştük. Biraz rahatsızdı, çok duramadı bizimle. Okey oynadık beraber, yemek yedik. Sonra yine otostopla geri döndük. Etçil Şirinin böyle bool bool otostop maceraları varmış onları da öğrendim. Anlattı anlattı güldük hepberaber :) Son günümde de  Merkeze gittik. Ama onun öncesinde bol bol arabayla dolaştıktan sonra Denizköye gittik. Etçil şirinin çocukluğu orda geçmiş. Yani yazları. Oranın denizi daha sıcaktı ama yinede üşüdük :) Akşama Merkeze gittiğimizdeyse kendimi turist gibi hissettim. Dolaştık sahilde patlamış mısır yiyerek. Sonra hediyelik eşya
bakmak için takıcıların  olduğu yere falan gittik. Herkese mini mini hediyeler seçtim. Zeytinyağı da almadan olmaz tabii.. Onları da aldık mı evin yolunu tuttuuuk. Eve gelince valizimi hazırladım ve yattık. Gece de konuştuk biraz fısır fısır.. Sonra ben bindim ve geldim...

Böylece bitti Çandarlı tatilim. Seneye tekrar gidicem inşallah. İzmir çok şirin bir şehir. Çok fazla yerini gezemedim ama. Beyaz tek katlı evleri, taş sokakları, nemsiz havası, bol rüzgarlı akşamları.. Güzeldi, tatlıydı, istediğim gibiydi. Etçil Şirine, ailesine ve Niyan Toliye kocaaamaan bir teşekkürler. Onlar iyiki var ^.^

Buda bizim orada çokça dinlediğimiz sevdiğimiz bir şarkıı :)