20 Eylül 2012 Perşembe

Hazırlıklar.. Hazırlıklar..

Yorgunum, yoğunum. Günlerdir dur durak bilmeden bir oraya bir buraya koşturup duruyorum. Artık bacaklarımda kollarımda derman kalmadı. Mutsuz muyum? Hayır. Ama bir an önce Ankara'ya gidip herşeyin düzene girmesini istiyorum.
Ablam ücretli öğretmenliğe başladı bu hafta. Bu sebeple bugün ona bir ton kıyafet almak zorunda kaldık. 9-10 saat alışveriş merkezinde o mağaza senin bu mağaza benim dolaştık. Ha birde dersaneye yazıldı Kpss için. Anlayacağınız bu seneki gelirimiz ablam ve ergengerisinin dersane masraflarına gidecek.
Bense Ankara'da kendi yağımda kavrulucam. Zaten ders seçimleri de tamamlandı. Programda belli. Sabahtan öğlene kadar ders var. Oh mis. Bütün günüm bana kalıyor. Geçen seneki gibi yoğun- çok yoğun olmayacağım. Kendime, kitaplarıma ve internete zaman ayırabileceğim. Bu mutlulukla da dün valizimi hazırlamaya başladım bile. Eksikleri not alıp, gidermeye çalışıyorum. En sevdiğim kısım burası. Eksikleri almak! Bir bakım çantası hazırladım bayılırsınız. Aaa hatta durun burda göstertiyim. O kadan uğraştııım ^.^


Gideceğim için de hem mutluyum hem üzgünüm. Garip bir duygu bu. Ruh halim bir öyle oluyor bir böyle. Biletleri de aldım bugün. Rusum, annesi ve ben cuma gecesi yola çıkıyoruz. Belki bu son postum olabilir İstanbul'dan yazdığım. Ama özleyeceğim buraları. Sizde beni özleyin e mi? Kendinize de çok iyi bakın. Kocaman öpüldüğğğğnüzz :))

                                                 Sevgilerle Yerli Polly ^.^

13 Eylül 2012 Perşembe

İşte böyle böle..

Evvet eylül geldi hoşgeldi. Ama annelerin kış hazırlıklarını da beraberinde getirdi. Bugün domates ve şeftali doğramaktan, turşuluk salatalığı kürdanla delmekten ellerim mahvoldu. Sarımsak soymaktan ellerim koktuu :( Hayır hepsi aynı güne getirilir mi?!
Ama annem işte, o yapılacak dediyse yapılır... Saabah kahvaltıdan sonra koştur koştur şeftali almaya gittik 10-12 kilo vardı ve hepsini ben taşıdım. Onları annem soydu ben doğradım, reçel yapılcak hale getirdik.


 Yetmedi.. 15 kiloya yakın da menemenlik domatesi yine annem soydu ben doğradım. 
İşte o domateslerin yarısı.
Yetmedi.. 4 kilo turşuluk salatalığı kürdanla tek tek deldim. Turşu için iki baş sarımsağı da soydum.. Sonra onları kurduk.

Hatta bu turşu kışlık falan değil. Öyyyyle yemelikmiş. Yani birde kışlık turşu kurulacak. Birde kışlık tarhana yapılacak ama henüz onlara başlamadık. Büyük ihtimalle onlar ben Ankaraya gittikten sonra yapılacak. Neyse bugün öldüm yorgunluktan.. Reçel için şeker yetmemiş annem almaya git dedi, ama halim kalmadı gidemedim. 
Birde babam öğlen erkenden geldi. Hastaneye gidip serum bile bağlamışlar. Cırcır olmuş :( Babam bağırsın çağırsın ama hasta olmasın ya. O kadar halsiz oluyorki kıyamıyorum. İlaç içti ama halsizliği geçmedi. Bende vitamin deposu yaptım ona. Havuç, elma, şeftali, erik, limon hepsini robotta çektirdim babişkom için. 
İşte o vitamin deposu.
İnşallah iyileşir yarına. Dua edin sizde olur mu. Hadi hoççakalııın..

9 Eylül 2012 Pazar

Eylül Olsaydı Benim Adım..

*Arka planda olsun bu ama*

Eylül gelmiş dediler
Baktım sokağa, anlamadım.
Geldiğini anlamak için kısa kolluyla çıkıp,
Akşam üşümek gerek dediler
Çıktım akşam sokağa
Hafif bir esinti var sanki
Böyle o ılık rüzgarı hissedince 'mmmm' diyor insan
Gözlerini kapatıp, ağzında hafif gülümseme oluyor.
Ağzına yazın ilk dondurmasını aldığında,
Baharda ilk çıkan papatyaları kokladığında,
Karı eline ilk alışında oluşan his gibi işte..
Mevsim değişikliği adı bunun.
His değişikliği..
Ruh yenilenmesi..
Adına  ne koyarsanız koyun Eylül farklı işte.

Adım Eylül olsaydı benim
Anlamını böyle severek anlatsaydım
Tat alarak..
Dokunur gibi, hissederek..

Eylül böyle hissettirir işte.
Birde ağaç yaprakları sarılı, kahverengili bir dökülsün
Yağmurda biraz üşüdüğümüzü hissedelim
Sonbaharın tadı çıksın,
O zaman ben 'ben' olurum işte..



8 Eylül 2012 Cumartesi

ıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııı

Bir arkadaşa kızgınım. Bilgisayara oturunca hemen kalkasım geliyo. Çünkü artık onu tanıyamıyorum. Artık onun yanında kimsenin olmasına ihtiyacı yokmuş. Cevap vermedim sözlerine sinirlendim çıktım. İçimde patladı. Nefret ediyorum bazı şeyleri söyleyemeyip içimde patlamasından. Bir arkadaşına 6 yıl inanılmaz derecede değer verirsen böyle der tabi. Gel deyince gelip git deyince gidersen...Başkaları gibi olup kimseyi iplememek vardı ama karakterime ters napıyım. Argo konuşasım var ama yakışmıyo yapamıyorum. Sinirliyim gerçekten. Zaten diyetim berbat gidiyo aldıklarım dar geliyo. Ağlayasım var of.


5 Eylül 2012 Çarşamba

Günlük Gibimsi Vol-3

Bu tatlı şeye manyak demişler ama yazık :(
Yoğun bir haftasonu ve sıkıcı bir hafta başlangıcından sonra yine buralardayım. Ara sıra uğruyorum aslında ama içim sıkılıyor çıkıyorum. Ya evet söylüyorum ben harbiden Ankarayı özledim. İstanbuldan sıkıldığımdan değil, hakikaten arkadaşlarımı özledim.

Hatta haftasonum çok komik geçti. Sünnet düğünü vardı cumartesi günü yakın bir akrabamızın. Giyindik şıkır şıkır, taktık ayaklarımızı platform topukları burdan taaaaaaaaa Kurtköye gittik. Yani burdan İzmit kadar var. İzmite yakın zaten orası. Neyse böyle yeşillikler arasında bir restoranda olcakmış. Oh dedim salon değilse daha rahatız. Zaten azıcık kişiydik. Sadece yakın akrabalar ve bir-iki arkadaşla komşu. Aslında ben hanımkız olup oynamayacaktım. Ama çok ısrara dayanamıyorum ben. Zarla zorla kaldırdılar ablamla beni. Böyle oynıcaz ama hopbidi hoppidi değil. Hanımkızca oynıcaz. Sonuçta ablamda örtmen oldu öyle haldurhuldur oynayamaz. Neyse döktük kurtlarımızı. Hatta yengemi, halamı, yıllardır oynamayan amcamla babamı bile kaldırdık. Çok hoştu çok güzeldi. Sünnet çocuğunun dedesi şapkayı, pelerini birde asayı alırsa nolur. Çok komik olur. Hatta bizim manyak ailemizin manyak insanları onu çeker face'e atar. Gül gül öldük o gün ya. Gerçekten normal bir aile değiliz. Herkes matrak. Yani böyle olunca hepimiz birer sitendapçı modundayız. Hayatımız dizi olsa, en absürt dizi biz oluruz ^.^

O gece karşıda amcamlarda kaldık. Gırgır şamata ordada devam etti. Pazar günü de sünnet çocuğunun ailesi falan geldi. Evde olduk mu 18 kişi. Bir evde o kadar kişi olursa nolur. Nolur sorarım sanaaağğğ??

Şimdi yengem çok güzel etli ekmek yapar.Ama varya herkes parmaklarını yer istisnasız. Bizim ergengerisinin de çiğköftesi meşhur. O zaman dediler haydi kolları sıvayın. Bir oraya koşturuyoruz bir buraya. Neyse kadınlar koşturdu erkekler Gs maçını izlediler. Sonra ben parmağımı kestim çok kanadı tütün bastılar falan kaçtım ordan oh. Çok yorulmuştum zaten. Yedik içtik yıkadık falan derken birde pasta yedik mi. Bizim göbekler oldu koccumaaaaaaaan. Zaten manyak bir aileydik şimdide baskül ailesi olduk iyi mi ?!

Gecenin 2sindede eve dönüş yaptık. Bol bol uyuyorum geldiğimden beni. Orda çok yorulduğumdan ve terleyip üşümemden dolayı hafif bir grip atlattım ama şimdi iyiyim. Birazdan İnatçı Keçim gelicek. Temizliği hallettim kurabiye yapcam şimdi.

İşte bu kadaaaaaaaaaaan. Sevgilerle Yerli Polly.