29 Kasım 2012 Perşembe

Ve nihayet yeni kayıt.

Bu arabayla döndüm sizee :)
Günler oldu gelmeyeli. Sınavlarımı iyisiyle kötüsüyle atlattım. 4/12'si kötü geçsede olsun en azından bitti. Salı günü çığlıklarla bitirdik yani. Ordan hemen eve uçup oradanda Özbek Sofrasına geçen seneki oda arkadaşım biricik Mkk'm ve diğer arkadaşların yanına gittim. Keçiören'e 1 buçuk saatte varsamda, onlar yemeklerini, tatlılarını ve çaylarını bitirmiş olsalarda en azından 10-15 dk suratlarını görebildim. Sonra Mkk'mla onun evine gittik. Ona aldığım kalpli çikolatayı da verdim pek sevindi ablası ^.^ Sonra dün sabah onunla beraber onların okula gittik. Fatih üniversitesi sağlık kampüsüne. Yani kampüs değil bina. Ama olsun yani adamlar kampüs yapamamış bina yapmış. İçindeki çoğu kişinin burnu havada olduğu için gıcık oldum. Sonuçta özel okul deyip geçtim. Patoloji ve dahiliye dersine girdim. Dahiliyede de konu tiroit. Bende kendi guatrım hakkında biton şey öğrendim hocadan. Oradan Kızılayda çok müthiş pide ve künefe yapan 'Geleneksel Mutfak' diye bir yere gittik. Çok güzeldi ya. Ay künefe yerkenki halimi görseydiniz ahh hatırladıkça bir daha yemek istiyoruum.
Neyse oradan yenimahalleye geçtik bir iki işimizi hallettik sonra ben metroya bindim. Bir iki durak sonra gitarlı iki çocuk bindi. Tam karşıma oturdular. Bi tanesi kalktı metro halkına birşey söyledi tabi benim kulaklığım olduğundan anlamadım. Baktım çocuklar çıkarıyo gitarları bende kulaklığımı çıkardım. Başladı bi tanesi hem çalmaya hemde söylemeye. Çocuk da karadenizli böyle belli girdi volkan konaktan.Şarkı söylüyo ama kıpkırmızı oldu söylerken. Bizde metro halkı olarak kızılaya kadar çok güzel bir mini konser dinlemiş olduk. Sonra çıkardılar küçücük kutularını Allah ne verdiyse topladılar metro halkından. Bitirdi çocuk sonra bende alkışladım sonra diğer insanlarda alkışlamaya başladı. Çok tatlı bir andı. Belki Kenan konserinden bile bu kadar zevk almamıştım. Umarım daha sonra yine karşılaşırız :)

Bu arada bir süpriz yapcam insanlara ama kimsenin haberi yok çok heyecanlıyım. Sonra dönerim size. Şimdilik benden bu kadar. Polly'niz sizi öper.

Ps: Bu yayın 100. yayınım olmuşş. 100. yayında 42 sevimli arkadaşla beraberiz dimi ne hoş :)) nice 100. yayınlaraa ^.^

24 Kasım 2012 Cumartesi

Hayatta böyle tatlı şeyler de varmıışş.

Vizeler artık bitsin yoksa kafayı yicem. Ama önce şunları yiyim ya. Allah'ım ne kadaaaan tatlılar ya. Meyve manyağı biri olarak şunların resimlerine bakmak bile doyuruyo benii.. Aa bide bugün ben bu şarkıya taktım.





22 Kasım 2012 Perşembe

Biri Beni mi Anlatmış? o.O

Tam ders çalışmaya başladığı esnada kaşınmaya başlayan, saçıyla oynayan, saçını değişik şekillerde tarama denemeleri yapan ve yakıştımı acaba diye aynaya bakıp bakıp duran, yüzünde temizlenmedik siyah nokta ve koparılmadık sivilce bırakmayan, bir mesajdan birşey olmaz deyip cep telefonun mesaj bölümünde kaybolan, yarım saat ders çalıştıysa iki saat TV molası veren, facebook'uma bir bakayım da çıkayım deyip hesabına giren ve saatlerce orada kalan, çalışma ortamını daha veriml
i kılmak adına çalışma masasını çay-kahve-çikolata-çerez v.b muhtelif gıda maddeleri ile donatan ve tıkınan, yukarıda yazılan tüm aşmaları geçerek olan enerjisini de tüketen, son bir hamle ile tam ders çalışmaya başladığında iki kelime yazı okuyunca esnemeye başlayan, aamaannn çok çalıştım yatayım sabah erkenden kalkıp birkez daha okurum diyerek sabahın erken saatlerine alarmı kurup yatan, sabah alarm çalınca da 15 Dk erteleye erteleye zamanı tüketen, tükenen zamana inat metanetini koruyup yüzündeki anlamsız tebessümle ve içindeki garip huzurla :) bu saatten sonra çalışılmaz bari gidipte sınıftan iyi bir yer kapayım diyerek kendisine züğürt tesellisi verebilen birisi olsa olsa yurdum öğrencisi olur :)

-Alıntıdır-
Bu da bizim vize masamızın biri!

Bu da tipimiz *.*

19 Kasım 2012 Pazartesi

Polly bigün ölecek.

Vizelerden nefret ediyorum. İki gündür karınımın ağrısı geçmiyo çok fena üşütmüşüm. Kivimi özledim. Yemek  yapmak çok yorucu. Bazı hocalar aşırı kasıyo buna gerek yok. Yarın osmanlıca sınavım var ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sanırım ayvayı kiloyla yedim. Pharmaton vitamini ne de pahalı öyle. Sanırım iğrenç kokulu B12 vitaminini içmeye devam etmem gerekecek. Şuan içtiğim çayın tadı çok kötü. Lipton dışındaki çayları sevmiyorum. Annem dün en sevdiğim yemekleri yapmış evimi özledim. Bu aralar hep babalarla ilgili yazılar okuyorum ve babamı çok ama çok özlediğimi farkettim. Fatura yatırmak çok sıkıcı bir iş. Vize zamanı nefes almak bile beni yoruyor. Gördüğünüz gibi bunalıma girdim. Haftaya bugün 'yarın saat 15.00da özgürlüğümü ilan edicem' diyebilicem. Sınavlardan sonrada eskişehire gitcem. Buraları çok özledim. Sınavlardan sonra görüşürüz. Hoççakalın...

15 Kasım 2012 Perşembe

Film Film Film - Mim-

Selam gençlerr..
Kaç gündür elim 'yeni kayıt' butonuna gidiyor ama bir türlü yazmak içimden gelmiyordu. Bu yüzden sürü sürü boş taslaklarım var listemde. Neyse lafı uzatmadan benim bu suskunluğumu bozacak bir mim geldi sevgili Melodram'dan. Bende bekletmeden yazıyım dedim. Evvet başlıyorummm ^.^

- Hayatınız bir film olsa hangi filmde başrol olmak isterdiniz?
Kessinlikle Sherlock!
Biliyorum Sherlock Holmes olması biraz garip. Hatta o bir erkek. Belki daha duygusal daha romantik filmlerden birindeki çoğarika bir kız olmak isteyebilirdim. Ama şuana kadar ben hep sherlock olmak istedim. Zekası, tavırları, umursamazlığı, ufak ayrıntıları yakalaması.. Hep bu özellikleri beni etkilemiştir. İlk iki filmini de ağzım açık izlemiştim zaten. Hatta bununla da yetinmeyip bir de 'Sherlock' dizisine başlamıştım. Dizi hala devam ediyor bayılıyorum Sherlock'a.

SherlockSherlockSherlockSherlock kalpkalpkalpkalpkalpkalpkalpkalpkalp


-Sizi en iyi anlatan, en unutulmaz film sahnesi hangisi olurdu?

 Hani Titanicte Rose yaşlanınca olayları anlatıyor ya. Orada yaşlı Rose şu cümleyi kurmuştu: 
"Bir kadının yüreği, sırlarla dolu bir okyanustur."
İşte bu cümle beni en iyi anlatan cümle bence. Kocaman bi kalbim var benim. Hatta içinde kimsenin bilmediği bir çok sır. Duygularımı genelde belli etsemde, içimde yaşadıklarımı kimse bilmiyor. (Çok gizemli , bi havalı, çok bi coool oldum he ^.^)

- Aklınızda en çok yer eden, adeta başucu cümleniz olan replik hangisi?

Çok bilindik ama benim en etkilendiğim replik:
"Korkun seni mahkum eder, umudun seni özgür bırakır."  -Esaretin Bedeli-

- Fimlerle adeta bütünleşmiş o güzelim film müziklerinden favorileriniz hangileri?

En sevdiğim, her dinlediğimde tüylerimi ürperten, duygusal bir şarkı 'Anlamazdın.'


Şimdilik hepiniz hoççakalıın :))

11 Kasım 2012 Pazar

Blogger'ında Artık Magazini Çıkmışş o.O


Sevgili bilogırlarrrr! Çok çok sevdiğim Melodram blogger magazinde bana yer ayırmış. Ona burdan teşekkür etmesem olmazdı. Samimiyetine inandığım güzel insan, çok çok teşekkür ederim sana buradan kocaman. Ayrıca hepinize de Blogger Magazini okumanızı tavsiye ediyorum. Melodram ilk sayı olduğu için çuvalladığını falan söylemiş ama mütevazilik etmiş. Çünkü proje gerçekten çok profesyonelce hazırlanmış. Emeği geçen herkese çok teşekkürlerr. Ayrıca blogger magazinin tasarımı harika olmuş. Enn sevdiğiniz yerlerden biride komik burç yorumları olacaak :) Bu yüzden Blogger Magazin için buradan tıktık.

8 Kasım 2012 Perşembe

'Depresyondan Çıkaran Şarkılar' Mimi..

Çok yapmak istediğim bu mimde melek bahar mimlemiş benii. Nede iyi etmiş :) Ona kocaman kocamaaaaaaaaan sevgilerimi sunarak zevkle sıralamaya başlıyorum şarkılarıı... ^^

Önceee en deli şarkım Nolur Nolur Nolur gelsin Yasemin Mori'den. Zira ben bu şarkıda deliriyorum. Evet canlarım bildiğin manyaklaşıyorum ben bu şarkıda. Böyle "nolur nolur noluuuuuuğğğğğğğ" diye bağırıyorum zıplıyorum falan. Öyle yani bence bu şarkı sizi depresyondan çıkarıp kendinize gelmenizi sağlayacaktır.

Sonraa efenime söyliyim Awolnation'dan "Not your fault" da beni bütünn dertlerimden uzaklaştırır. Hele nakaratı söylerken böğürmek çok eğlenceli oluyor. (Tabi anneniz kafanıza terlik fırlatmıyorsa ^.^)
Ama yüksek sesle dinlemeniz lazım yoksa bir işe yaramaaaaz.

Birdeee bu mimi ilk okuduğum semmma Lilly Allen'dan smile'ı paylaşmıştı. Benimde aklıma onun f.you şarkısı gelmişti. Çünkü ben bu şarkıda çok eğleniyorum.Klip de çok şiriiin. Yubaaaaaaaaaaaaaaa ^.^

Tabiii depresyondan çıkmak deyince Athena'yı atlamamak gerekir. Ondan da çılgın bir şarkı 'Arsız Gönül' gelsiiin..

Ama şimdi Greenday'i de atlamak olmaz. Onunda 'Know your enemy' şarkısı size gelsin genşler. 


Şimdi bu şarkıları dinledikten sonra hala depresif takılanlara sesleniyorum:"E bu kadar coşkuya zıplamaya hala baygın baygın sohbahar havasında takılıyorsanız yuh size beee. Gidin dondurma falan yiyin. Olmadı incecik giyinip donun dışarda. Bakın ne acılar var uleynnnnn" 
Öyle işte. Bende ne havaya girdim he. Neyse gideyimde vize çalışayım ben. Sevgiler..

Londra gibi Ankaradan Meraba!


Sucuk olmuş öğrenci modeli oldum bugün ben. Okula yine koşarak gittim. Yine koşarak geldim. Evet ulaşım şeklini koşarak yapıyorum ben. Özellikle üşürsem hep koşarım... Neyse dün ben okuldan eve erken gelmiştim o zamanlar yağmur yağmıyordu. Akşam yağmış ama ben tınlamadım. Sabah kalkıp yine derse on dakika kala evden çıktığım için dışarıda beni nasıl bir havanın beklediğini de bilmiyordum. Apartmandan çıkasıya soğuk çok soğuk bir rüzgar yüzümü acıtsa da 4 katı tekrar çıkamazdım, zaten derse de geç kalmıştım. Biraz yürüdüm ama doncam yani biraz daha yürüsem. Geriye döndüm anahtarı unuttuğumu farkettim. Sabahın o saatinde de dersi olmayan diğer arkadaşlarımı uyandıramazdım. Bende yapcak bişey yok yola devam dedim kendime. Başladım hızlı hızlı yürümeye. Ama rüzgar ters yönde, yağmurda. Yüzüm kıpkırmızı oldu burnum dondu. Bende ankaraya 1 günde kış nasıl gelir onu öğrenmiş oldum. Hatta öğle arası yemekhaneye gidip gelene kadar sırılsıklam oldum. Ay çok soğuktu bir daha ürperdim he. Allahtan evimiz sıcacık, anne kucağı gibiii ^.^
 Bende şimdi ders çalışmaya karar verdim. Malumunuz vizeler yaklaşıyorMUŞ. Şimdi sıcak yatağıma giriyimde ders çalışayım ben. Cici cici notlarımı düzenliyim. Şimdilik hoççakalıın :))

Not: Ankarada yaşayıp bu saate kadar dışarı çıkmayanlar size sesleniyorum. Montunuzu botunuzu giymeden, şemsiyenizi almadan sakın dışarı çıkmayıın! Saygılar.

7 Kasım 2012 Çarşamba

Sıkoçpırayt Temizlik Ne Rahat ^^

Öğrenci evi dediğimiz yer temiz olmalı arkadaş!
Hergün çamaşırsuyuyla yıkanmalı etraf. Heryer hijyen kokmalı. Her tarafta saç topağı, damlamış yemek kalıntıları olmamalı. Tuvalet banyo ve mutfağın çöpü hergün değiştirilmeli...
İşte böyle benim dediğim gibi olmazsa evi bişey götürüyor. Ben banyoya girmeye tiksiniyorum falan. Birde evde 7 kişi yaşıyorsanız o ev hergün süpürülüp silinecek arkadaş.
Benim bu düşüncelerim sebebiyle bugün eve bir giriştim heryeri çamaşırsuyuyla yıkadım sildim. Banyo yapmama rağmen hala elim kokuyo o derece kanka oldum çamaşırsuyu bebeğimle. Ama mutluyum rahat uyucam ^.^

Birde odamı topladım, birde annemle babamla konuştum, birde dişlerimi fırçaladım, birde bilog yazıyorum, birde kitap okuyup yatcam cici kız olcam. Annem beni sevcek. Herkes beni sevcek. İşte böyle sevgili bilogırlar :)
Şimdilik iyi gecelerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr <3

İşte böyle temizlik yapın çocuklar -.-

4 Kasım 2012 Pazar

Vuhuuuuu!

İnternet yokluğu insanı delirtir, boşluğa sürükler. Hele sizde alışkanlık edinmişse bu internet, yokluğunda krize bile girebilirsiniz. Artık internet derdim yok! artık burdayım, ankarada bile yazabilicem. Ah seviyorum buraları. Dizilerimi, facemi, bloğumu, görüntülü aramaları.. :)

Bu yüzden kocamaaan Hoşgeldin internetim!