31 Ocak 2013 Perşembe

Hani Enerjik Ben?

Bunlar da enerjikti dimi?
Bana enerjik derler. Yerimde duramam böyle kıpır kıpırım.(şu ikilemeyi yazana kadar 10 kere sildim!) Lise de bana Duracell derlerdi. Şimdi sınıftan bi çocuk da enerjik diyo. Diğer sınıf arkadaşların enerjime falan hayran kalıyolar. Hızlı konuşurum, hızlı hareket ederim, böööyle konuşurken el kol hareketleri falan yaparım. Ondan diyolar böyle. Mesela asla yavaş yürüyemem, kısık sesli ve yavaş konuşamam. Böyle bişeyim işte. Bugün öyle yoruldum öyle yoruldumkii..

Alt kata amcamlar gelmiş diye indik babanneme. Oturduk çay çekirdek faslı falan yaptık. Ben mutfağa girdim o arada bulaşıkları topluyorum. Bide babannemde makine de yok elimizde yıkıyoruz yengemle. Tam bitirmeye yakın eve gitme hayalleri kurarken misafir gelmez mi!? Tekrar koyduk 1 çaydanlık çay. Sonra 1 tane daha. Çay servisi ayrı bir dert, çocukların sesi istekleri ayrı bir dert, misafirlerle konuşma zorunluluğu hepten ayrı bir olay zaten. Birde genç olunca herşey bana kalıyo. Dalga geçiyolar zaten yeni gelin falan diye ağlayasım geliyo :(

Yani bir de gelen misafirler uzaktan. İsimlerini bile her seferinde anneme sorarak öğreniyorum. İletişim kurmak istemesen de kuruyosun. Zaten zırt pırt sorular soruyolar sana. Okul ne zaman bitiyo. Ankarada nerde oturuyosun. Nerde kalıyosun. Kaç kişisiniz???? Bitmek bilmeyen sorular silsilesiyle karşı karşıya kalıyorum. Ablam rahat tabi oturuyo içeri misafir gibi. Misafir kadınlarla ben konuşmak zorunda kalıyorum. İçerde bana hizmet edilmesi, amcamlarla siyaset yapması bana da hos gelirdi yani neyse..

Şimdi yeni geldik sayılır. Oldu mu saat 2. Birde yarın yine misafir gelcekmiş aşağı beni çağırdılar. Pasta börek kurabiye falan yapıyım diye. Erkenden kalkmak zorunda kalcam :( Ablam da diyo : "İyiki becerikli değilim, iyiki güleryüzlü değilim oh rahatım". Yani ben napıyım karakterim böyleyse. Hayır becerikli falan olduğmu iddia etmiyorum kesinlikle. Sadece yapmaktan zevk alıyorum o kadar. Bir de insanlara şebeklik yapınca hoşlarına gidiyo hep yanlarında olayım istiyolar.

Tatile geldim tatil yapamıyorum ama beeen :( En azından yarın stres atcak bi işim olcak : Pasta yapmak! Yapınca size de gösterirriiiim ^.^ Şimdilik yatıyım ben. Kendinize mukayyet olun, üzmeyin üzülmeyiin. Öpüldünüz koskocaman!

28 Ocak 2013 Pazartesi

Bekle Beni İstanbul Ben Geliyorum.


Yaklaşık 4 saat sonra evimdeyim inşallah. Artık gitmem gerekiyordu gerçekten. Sınavlar bitti. Dertlerim bitti oh mis. Ama sonuçlar pek iyi değil dostlar. Resmen ortalamamı mahvettim. Lakin yapabileceğim birşey yoktu. Bildiğiniz üzere yaklaşık 2 ay bunalımdaydım. O bunalım beni yiyip bitirdi. Ailemle çok ilgilenemedim, derslerime çalışamadım, çok ağladım, çok yedim bu yüzden yaklaşık bi 3 kilo daha aldım.

Şimdi eve gidiyorum. Bir ay sonra İstanbuldan Ankaraya döndüğümde değişmiş bir Polly olcam. Hatta şimdiden oldum bile diyebiliriz. Zaten iki hafta sonra da 21 yaşıma giriyorum. Kesinlikle bu yıl benim olgunlaşma yılım oldu. Çok şey atlattım, çok şey öğrendim. Hayatıma saçma sapan bir ton insan soktum. Gereksizdi. Bu kadar da saf olunmaz yani.

Neyse genşlerrrrrrrrrrrrrrrrrr atık surat asmak yok. Ağlamak yok. Çok yemek yok. Dana kadar oldum danaaaaaaa. Şu 1 aylık tatilde bol bol gezcem İstanbulumu. Anneme yardım edicem, babama masaj yapcam, kardeşimi mıncırcam, ablamı delirtcem :) Polly geri döndüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü ^.^

13 Ocak 2013 Pazar

Son günlerde..

Sınavlarla başım dertte ne yapsam bilmiyorum hayatımdan bi parça söküp atamıyorum!!
Hayatımın en uzun 3 gününü yaşadım. Ayın 10undan beri saatler günler doğru dürüst geçmiyo. Gerçekten şimdilerde bi çok şey kelimenin tam manasıyla b*ktan gidiyo. Ders çalışamıyorum, dikkatimi veremiyorum, canım istemiyo, aklım beş karış havada. Ailemi özledim. Hemde çok. Hergün bi kaç defa arıyorum onları. Hatta şekerlik abidemle bugün kızılaya gidip anneme, babama bide ergen gerisine hediyeler aldık. Sanırım bugün yaptığım en güzel şey hediyeler almaktı. Birde bugün şekerlik abidemle yemek yaptık. Türlüyle pilav bide havuç salatası. Çok güzel oldu aynı anne eli değmiş gibiydi. Yemek pişirirken onlara çok güzel şeyler söyledik "oyy canım benim güzel piş, yiyenler çok beğensin seni, ağızlarının tadı çok güzel olsun, şifa olsun.." gibi.. Yemek yapmayı seviyorum hemde çok. Cuma günüde muzlu pasta yaptık, üstüne de bimden aldığımız topitanemlerden koyduk. Bu yüzden pastamızın adını "topi pasta" koyduk.

Bugünlerde böyleyim işte ben. Hayatımda çok kötü şeyler olsada yemek yapıp, gezip, gülebiliyorum. Sanırım artık güçlü bi Polly oldum ben, çok güçlü.. Hedeflerim komple değişti 3 günde. Düşüncelerim değişti. Bana dua edin olur mu? Zira bugünlerde çok ama çok karışığım ve üzgünüm.. Şimdilikk kocaman öpüldünüz :)


6 Ocak 2013 Pazar

Selaaaaaaaaaaaam.

Bundan istiyorum bendeeeee!
Ben geldim. Aslında hep buralardayım lakin çok uğrayamıyorum bloguma. Çünkü yarın finallerim başlıyor. Yaklaşık 2 gündür Bizans tarihi çalışıyorum ve azıcık beynim sulandı. Ayasofya mı dersiniz Konstantin mi Jüstinyen mi baya baya yoruldum. Zaten hoca pazartesi olacak sınav için cuma gününden ek olarak 100 sayfa  fotokopi verdi. Neyse artık sövmüyorum. Nasılsa öğrenci dediğin gece gündüz çalışmak zorunda. Hayır kadın hamile, stresini biz çekiyoruz. Amaaaaa final dönemi demek koskocaaaaaaaaaaa bir dönemi tamamlamak demek. On gün sonra özgürlüğüme kavuşuyorummm ^.^ Tabi bütlere kalmazsam!

Sonra istanbula gitcem 45 gün tatillllll :)) Artık ver elini kuzguncuk, sultanahmet, ayasofya, beşiktaş, taksim, üsküdar, bakırköööy. Şimdiden heycanlandım yaa. -Arka planda Train'den Hey soul sister'mız çalıyooo-

Fakat heycanlanmam için çok erken daha 12 tane sınavım baba baba duruyo ordaaa. Bu haftayı atlatırsam cuma günü pasta yapcam. Hemde çikolatalı muzluuuu. Ama artık gitmem lazıım. Sonra görüşmek üzere. Finallerim için bana dua edin olurmu. Öpüldünüz kocaman kocamaaan ^.^