29 Kasım 2016 Salı

Ardına Bakınca Bazen..

Dönüyorsun bakıyorsun ardına bir gün
Sorguluyorsun kendini uzun uzun
Aslında ufacık birşey görüyorsun ve
Evet diyorsun ya
Evet iyi ki bitmiş.
Ve bugünden daha iki hafta öncesine kadar hüngür hüngür ağlarken
Birşey farkediyorsun ve
İyiki bitmiş diyorsun.
Ben öyle çok sevmiştim ki birini
Öyle güzel hayaller kurmuştum ki
O bile ilk önce hayallerime aşık olmuştu.
Ona öyle çok değer vermiştim ki
Herkesi ezip geçecek kadar çok değer vermiştim
Kilometreleri aşıp yanına gitmiştim.
Hatta çok sevdiğim bir yazar diyor ki:
"Aşk bir insan için neler yaptığınız değil, nelerden vazgeçtiğizdir."
Ben çok şeyden vazgeçmiştim onun için.
Ama ondan o kadar az şey beklemiştim ki
Ve işin acısı da
Bunu ona belli etmiştim.
Bir gün öyle çok imrendim ki dersaneye çiçek gönderip sevdiceğine sürpriz yapıp onları musmutlu edenlere.
Bu olayı anlattım.
Sonra hafta sonları dersanem olduğu için cumartesi pazar günleri yanımda çiçeğin sığabileceği boyutta poşet taşımaya başladım.
Gönderirse eve götürmem sıkıntı olmasın babam birşey demesin, çiçeğime zarar gelmesin diye.
Sonra aradan bir hafta geçti. 
İki, üç, beş...
Dershanenin son haftasına kadar bekledim.
Ve poşet de benim çantamda bekledi. 
Hevesim de bekledi.
Ama o çiçek hiç gelmedi.
Aklına gelip böyle birşey yapmamıştı, benim söylememe rağmen bile yapmamıştı.
Şimdi anlıyorum ki o beni hiçbir zaman benim onu önemsediğin gibi önemsememiş.
Hep lafta kalmış aşkı da sevgisi de..
Ve dün ne oldu?
Liseden beri görüşmediğimiz ve sohbet muhabbet amaçlı buluştuğumuz arkadaşımız hem bana hem de can dostuma öğretmenler günü hediyesi olarak birer buket çiçek almış.
Burada kelimeler tükeniyor işte.
Düşüncelilik, incelik, önemseme...
Şimdi geriye dönüp bakıyorum
Güzellikleri olan iki senemin yanında
Kendime öyle çok acıyorum ki
Sevgime acıyorum
Emeğime acıyorum
Bunlar öyle vara yoka harcanacak fiiller değilmiş.
Üzgünüm... Daha iki hafta öncesine kadar gurur murur yapmayıp hala sevgisi için çabalayan ben için çok üzgünüm..